KARGO BEDAVA!

Cüneyt Arkın’ın Unutulmaz Filmleri

Sevgili Cüneyt Arkın'ımız, Malkoçoğlu'muz,abimiz bize ne güzel filmler verdin. Bizi beyaz perde ile tanıştırdın ve belki de fantastik kahramanımız oldun!

Bizim gibi sinema düşkünü ve sineasın yapamayanlar için hazırladığımız Pixter&Bro sinema koleksiyonu ile ister evde ol istersen sinemada, renkli çorapların ile kim olduğunu herkes bilecek!

Asıl adı Fahrettin Cüreklibatur olan Cüneyt Arkın, 8 Eylül 1937’de Eskişehir’de doğar. Lise eğitiminden sonra, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanır.

Tıp eğitimine devam ederken arkadaşlarıyla, içerisinde şiir ve hikayelerinin de yer aldığı Erek adlı bir dergi çıkartırlar. Türk Edebiyatı’nın ustalarından Cemal Süreya, Erdal Öz, Muzaffer Buyrukçu, Kemal Özer’le tanışması da bu dönemde olur. Tıp Fakültesi’ni bitirmesinin ardından Eskişehir’e döner ve askerlik görevini yerine getirir.

Türkan Şoray ile Cüneyt Arkın

“Eskişehir’de askerlik yaparken, bizim kışlanın yakınında Göksel Arsoy ile birlikte Şafak Bekçileri’ni çeken Halit Refiğ ile tanışmıştım.  Artist Mecmuası’nın yarışmasına girmemi Halit Abi istedi. Kazanınca da Gurbet Kuşları’nda verdiği rolle sinema maceram başladı.”

Halit Refiğ ise bu olayı şöyle anlatıyor: “1963’te Şafak Bekçileri’ni çekmek için Eskişehir’e gitmiştik. Askeri hava üssündeki çekimde, genç bir subay dikkatimi çekmişti. Çok yakışıklıydı. Uzun süre sonra yeni filmim Gurbet Kuşları’nın hazırlıklarını yaparken kapım çalındı. Bir de baktım, karşımda o yakışıklı genç…”

Selda Alkor ile Cüneyt Arkın

“1963 yılında Artist Mecmuası’nın sinema artisti yarışmasında birinciliği kazanıp da sinemaya ilk adımı atınca, ilk olarak babamdan aldım lanetleyici mektupları, arkasından arkadaşlarımın bitmeyen tükenmeyen kırıcı latifeleri geldi: “Yahu Fahrettin başka işin yok muydu da artist oldun. Senden de artist olur mu?” diyerek beni her fırsatta iğnelerler, kahrederlerdi.”

İsim değişikliği ise Gurbet Kuşları’nda oynamaya başlamadan önce gerçekleşir. Bundan böyle Cüneyt Arkın’dır adı. Neden Cüneyt Arkın? Cüneyt, Gurbet Kuşları’nın yapımcısı ve Artist Mecmuası’nın yayıncısı Recep Ekicigil’in oğlunun adıdır. Arkın soyadıysa, yine Ekicigil’in dostu Arkın Kitabevi’nin sahibi Ramazan Arkın’dan ödünçtür. İşte, savaş yıllarında Kırım’dan göç edip, Eskişehir’e yerleşen Tatar Türklerinden bir ailenin oğlu Fahrettin’in Yeşilçam’la macerası böyle başlar.

1. Gurbet Kuşları, 1964

Yönetmen: Halit Refiğ, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Mümtaz Ener, Tanju Gürsu, Önder Somer, Filiz Akın, Madalet Tibet, Sevda Ferdağ

Altın Portakal Film Şenliği’nde En İyi Film seçilen, yönetmeni Halit Refiğ’e de En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandıran film, Kahramanmaraş’tan göç ederek İstanbul’a gelen ve burayı fethetmek arzusuyla yanıp tutuşan dört çocuklu Bakırcıoğlu ailesinin dramını anlatır. Turgut Özakman’ın Ocak adlı tiyatro oyunundan (1962) ve Orhan Kemal’in Gurbet Kuşları (1962) adlı romanından esinlenilen ve senaryosunu Halit Refiğ ile Orhan Kemal’in oluşturduğu, Türk sinema tarihindeki nitelikli göç filmlerinden Gurbet Kuşları’nda ilk kez kamera karşısına çıkar Cüneyt Arkın.

2. Gözleri Ömre Bedel, 1964

Yönetmen: Ülkü Erakalın, Oyuncular: Türkan Şoray, Cüneyt Arkın, Ekrem Bora, Nedret Güvenç, Hüseyin Baradan

Bu film, Cüneyt Arkın’ın romantik karakterlerle, jön olarak karşımıza çıktığı döneme ait filmlerden. Cüneyt Arkın’ı şöhrete taşıyan, Türkan Şoray’ın büyüleyici güzelliğiyle her sahneyi doldurduğu, müzikleriyle de hafızalara kazınan Gözleri Ömre Bedel, siyah beyaz aşk filmlerinin unutulmazlarındandır. Cüneyt Arkın bir TV programında eski rol arkadaşı için “Gözleri göz değil gözistan, ey, ey Türkan Sultan” dedikten sonra, “Sana aşkım kadar sinemaya da aşıktım. İkisi bir araya gelince şaşırıyordum. Biz aşkı oynamadık, var ettik. Türkan’ın çocuksu masumiyetine hayran olurdum” diyen usta aktör, filminin çekimlerinde dizlerinin titrediğini de anlatır.

 

3. Malkoçoğlu Serisi

Cüneyt Arkın’ın tarihi avantürlere başladığı ilk filmlerden olan Malkoçoğlu bir çizgi roman uyarlamasıdır. Her ne kadar Malkoçoğlu ailesi tarihte yaşamış bir akıncı boyu olsa da, sinemaya aktarımı Ayhan Başoğlu’nun yazdığı çizgi romandır. 1966’da çekilen ilk filmle beraber Cüneyt Arkınlı toplam 6 tane Malkoçoğlu çekilmiştir. Çekilen bu 6 filmi, birbirinden ayıran tek detay ilk üç filmin siyah beyaz olmasıdır. Cüneyt Arkın’ın tarihi avantürlerinden alışık olduğumuz şekilde, Malkoçoğlu yine Hristiyanları tir tir titreten, Osmanlı’nın bekasını sonuna kadar savunan bir akıncı beyidir.

  • Malkoçoğlu, 1966
  • Malkoçoğlu Krallara Karşı, 1967
  • Malkoçoğlu Kara Korsan, 1968
  • Malkoçoğlu Cem Sultan, 1969
  • Malkoçoğlu Akıncılar Geliyor, 1969
  • Malkoçoğlu Ölüm Fedaileri, 1971

4. İlk ve Son, 1968

Yönetmen: Memduh Ün, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Selda Alkor, Eva Bender, Ahmet Turgutlu, Funda Postacı

Esat Mahmut Karakurt’un eserinden uyarlanan filmde, gururlu bir genç adamla, sevdiği için tüm servetini fedaya hazır bir genç kadının, insanı soluksuz bırakan serüvenlerle dolu aşkını konu alan İlk ve Son’da Cüneyt Arkın büyük beğeni toplar.

5. Yaralı Kurt, 1972

Yönetmen: Ö. Lütfi Akad, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Ahmet Mekin, Kamran Usluer, Osman Alyanak, Güzin Özipek

Selim İleri’nin İngiliz yazar Graham Green’in A Gun For Sale (Kiralık Silah) isimli  kitabından uyarladığı Yaralı Kurt, Yeşilçam’daki gangster öyküleri arasında farklı yer tutar. Jön rollerinden sonra, Cüneyt Arkın’ın topal bir rolde görünmesi alışılageldik rollerinin dışına çıkması da, dikkate değer bir başka ayrıntı. Filmde hapisten çıktıktan sonra yeni bir hayat kurmak için Avustralya’ya gitme planları kuran Ali’nin gerekli parayı kazanmak amacıyla son bir suikast görevi alması ve bu esnada tanıştığı Gül’le yeraltı dünyasının pisliklerini temizlemesi anlatılır. Arkın, bu filmindeki oyunculuğu ile 1972 Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü alır.

6. Alın Yazısı, 1972

Yönetmen: Orhan Aksoy, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Erol Taş, İstemi Betil, Kamran Usluer, Fatma Belgen

Kavgaya gürültüye tövbeli Haydar, iki kardeşinin serseriler tarafından öldürülmesinden sonra yeminini bozar. Kız kardeşini taciz eden ve ölüme sürükleyen çetebaşı, diğer kardeşini de hesap sorduğu için öldürtmüştür. Haydar, çetebaşını ve iki yardımcısını öldürür. Klasik bir intikamcı filmi gibi görünse de, en başarılı Cüneyt Arkın filmleri arasında yer almayı hak eden bir yapım. Filmde melodram öğeleriyle, intikam hikayesi başarılı bir şekilde harmanlanır. Cüneyt Arkın elindeki tespihten ayakkabısının konçunu çekişine kadar, başarıyla çizdiği kabadayı rolüyle hafızalarda yer eder.

7. Murat İle Nazlı, 1972

Yönetmen: Memduh Ün, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Fatma Girik, Aytaç Arman, Reha Yurdakul

Yerli Romeo & Juliet Murat ile Nazlı’da, düşman ailelere mensup iki gencin aşk öyküsünü anlatır. William Shakespeare’in trajedisinin ana temalarının ülkemize uyarlamış hali olan filmde kullanılan romantik melodi ise 1968 yapımı Romeo & Juliet’in Nino Rota tarafından bestelenen parçanın düzenlenmiş halidir. Çavuşoğulları’ndan Murat tıp fakültesini bitirdikten sonra köyüne geri döner. Kar yüzünden yolda kalınca civardaki bir eve sığınır. Bu ev, Murat’ın kan davalısı Hıdır’ın evidir. Durum anlaşılınca Hıdır, Murat’ı evden kovar. Ancak Murat, evde gördüğü Nazlı’ya aşık olmuştur. Aileler karşı çıksa da iki genç görüşmeye devam eder. Murat, baskılara dayanamaz ve Nazlı’yı kaçırmaya karar verir. Ancak Murat’ın akrabalarının kurduğu tuzak iki genci birbirinden ayırır.

8. Mağlup Edilemeyenler, 1976

Yönetmen: Atıf Yılmaz, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Müjde Ar, Şevket Altuğ, Seyhan Karabay, Kenan Pars

Film, bir gazetecinin hikayesini anlatır. Murat Sözeri, Hürriyet Gazetesi’nde çalışan başarılı bir gazetecidir. Aysel adında bir genç kız, üç erkek tarafından kaçırılıp tecavüze uğrar. Murat, fotoğrafçı arkadaşı Nuri’den konuyla ilgili bilgi alır ve olayı gazetesinde haber yapar. Ancak Nuri ve komiser, olayı çarpıtınca Aysel suçlu duruma düşer. Murat hatasını telafi etmek için gerçeği açığa çıkarmaya çalışır. Bu filmdeki oyunculuğuyla, Cüneyt Arkın 13. Antalya Film Festivali’nde En Başarılı Erkek Oyuncu Ödülü’nü alır. Film, 1970’lerin popüler müzik sanatçılarından Seyhan Karabay’ın Necip Fazıl Kısakürek’e ait Serseri şiirini yorumlaması, Cüneyt Arkın’ın DİSK ile yaptığı görüşme esnasında “Kemal Bey’e selamlar” diyerek, dönemin DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’in isminin dolaylı yoldan çağrıştırılması gibi hoş detaylar da içermektedir.

9. Darbe, 1976

Yönetmen: Şerif Gören, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Yadigar Ejder, Fikret Hakan, Renan Fosforoğlu, Hakkı Kıvanç

Filmin Darbe olan adı sansüre uğrayarak İki Arkadaş’a dönüştürülür, ama filmin uğradığı sansür bununla kısıtlı değil. Filmin Olkan Özyurt’a ait senaryosu da işçi-işveren ve grev üzerine odaklı olduğu için sansüre uğrayarak yeniden elden geçirilir. Cüneyt Arkın (Ahmet) ve Fikret Hakan (Kemal) iki Kore Savaşı gazisini canlandırırlar. Filmde Ahmet ve Kemal’in bir cinayeti çözmek için birlikte verdikleri mücadele anlatılır. Bu süreçte hem Kemal hem de Ahmet kendi hayatlarını sorgulamaya başlayacaklardır. Cüneyt Arkın’ın filmografisi içerisinde bu filmdeki gibi gözlükle göründüğü filmler çok azdır.

10. Maden, 1978

Yönetmen: Yavuz Özkan, Oyuncular: Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Halil Ergün, Hale Soygazi, Meral Orhonsay

Birçok önemli oyuncunun kadrosunda yer aldığı Maden, 15. Antalya Film Festivali’nden En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu (Tarık Akan), En İyi Kadın Oyuncu (Hale Soygazi) ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Meral Orhonsay) ödüllerini alır. Maden işçilerinin verdiği mücadelenin üzerinde dönemin sosyal, siyasal yapısına ve sendikalaşmaya çok ciddi dokunuşlar yapan bu yapım, sallanmakta olan bir ilişkinin de portresini sinemaseverlere sunar. İlyas (Cüneyt Arkın) maden ocağındaki sahip oldukları kötü koşullarla daha fazla çalışmak istemediklerini bütün işçilere anlatmaya çalışan bir devrimcidir. Davasında yalnız kalan İlyas (Cüneyt Arkın) direnmesini sürdürünce sendika ağaları tarafından kurşunlatılır. Bir süre sonra da İlyas’ın göçük altında kalıp ölmesiyle ilk kez işçiler bir araya gelir.

11. Baba Kartal, 1978

Yönetmen: Cüneyt Arkın, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Deniz Akbulut, Bilal İnci, Nazan Saatçi

Filmde, kırsal kesimden büyük kente göç eden bir babanın öyküsü anlatılır. Ağa, bir köylünün topraklarına haciz koyunca, köylü, iki oğluyla birlikte kente gelir. Oğulları büyür. Bir mafya çetesinin kirli işlerine karışan aile, büyük kentte büyük bir yaşam kavgası verir. Cüneyt Arkın filmin hem yönetmeni hem de başrol oyuncusudur.

12. Vatandaş Rıza, 1979

Yönetmen: Cüneyt Arkın, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Sümer Tilmaç, Renan Fosforoğlu, Kadir Savun, Osman F. Seden

Filmde, demirci ustası Rıza, karısı ve çocuğuyla bir gecekonduda oturmaktadır. Bir gün, sevgilisine fiyaka yapmak isteyen bir zengin çocuğu arabasının kontrolünü kaybedince gecekondunun yıkılmasına neden olur. Gencin babası biraz para verip olayı kapamak ister ama Rıza bununla yetinmez, kendisinden özür dilenmesini ister. Komşuları aleyhine döndükleri için Rıza hakkını mahkemede de alamaz. Bunun üzerine Taksim Meydanı’nda açlık grevine girer. Cüneyt Arkın, oğlu Murat’ı ve karısı Betül’ü de oynattığı, kendisinin hem oynadığı, hem de yönettiği Vatandaş Rıza filminde, haksızlık karşısında, inanılan davada direnmenin sonuç getireceğini anlatmak istemiş.

13. Öğretmen Kemal, 1981

Yönetmen: Remzi Jöntürk, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Fikret Hakan, Eşref Kolçak, Meral Orhonsay, Nejat Gürçen

Atatürkçü aydın bir öğretmenin cehaletle savaşını konu alan Öğretmen Kemal’in abartıdan uzak ve gerçekçi bir anlatımı var. Hikaye her ne kadar bir köy özelinde geçse de aslında genelin küçük bir fotoğrafı niteliğinde. Üniversiteden mezun olan Kemal, Karalar Köyü’ne öğretmen olarak atanır. Ancak köye geldiğinde adeta şok olur. Çünkü ne okul vardır köyde ne de okuma yazma bilen insan… Birkaç gün içinde okul yapılması için köylüyü seferber eder. Ancak köylünün bilinçlenmesini istemeyen ağalar Kemal’e iftira atarlar. Öğretmen Kemal, oyunculuk performansları göz önüne alındığında Cüneyt Arkın ve Fikret Hakan’ın filmografilerinin seçkin örneklerinden biri.

14. Gülün Bittiği Yer, 1999

Yönetmen: İsmail Güneş, Oyuncular: Cüneyt Arkın, Deniz Oral, Yağmur Kaşifoğlu, Mümtaz Sevinç, Tolga Tibet

Senaryosunu gazeteci Ömer Lütfü Mete’nin yazdığı film, 12 Eylül dönemindeki işkence olayından yola çıkarak Türkiye’de evden okula ve devlet kurumlarına kadar uzanan şiddet geleneğini eleştirir. Ancak film hemen Kültür Bakanlığı Denetleme Kurulu’na takılır ve gösterimi, çoğaltılması, yayınlanması yasaklanırsa da, daha sonra yasak kaldırılır. Haluk Levent tarafından seslendirilen jenerik parçası birçok televizyon kanalı tarafından yayınlanmaz. Gülün Bittiği Yer, 12 Eylül öncesi bazı olaylara karıştığı varsayılan bir gence yapılan işkenceler ekseninde gelişir.


Yorum yap

Yorumların yayınlanmadan önce onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın

Sale

Unavailable

Sold Out